HAC İÇİN BAZI SORULAR ve CEVAPLARI

1) Hac kimlere farzdır?

Cevap : Akıllı, büluğa ermiş, maddi bakımdan gücü yeten her Müslümana farzdır.

2) Kendisine hac farz olup da, sağlığı müsait olmayan kimse ne yapar?

Cevap : Yaşlılık veya kalıcı hastalık gibi sebeplerle hacca gidemeyenler, vekil gönderirler. Böylece hem borçtan kurtulur hem de haccın sevabına nail olurlar.

3) Sağlığında hacca gidememiş, vekil de gönderememiş olan bir kimse ne yapmalı?

Cevap: Mirasından kendisi adına Hac ettirilmesini vasiyyet etmelidir. Aksi halde mesuliyette kalır. (İrşadüs-Sârî, s:43)

4) Haccın farziyyeti fevrî midir? Yoksa uzun vadeli midir?

Cevap : İmam-ı Yusuf ve İmam-ı Azam’dan sahih rivayete göre, haccın farziyyeti fevrîdir. Yani kendisine hac farz olunca ilk fırsatta hacca gitmesi icap eder. Ertelemesi mesuliyeti mucip olur. İmam-ı Muhammed’e göre ise, Haccın hemen yerine getirilmesi şart değildir. İleriki yıllarda yerine getirirse vebalde kalmaz. (İrşadüs-Sârî, s:17)

5) Babam ölmezden önce kendi adına Hac yaptırmamızı vasiyet etti. Ne yapmamız icap eder?

Cevap : Babanızın bıraktığı mirasın üçte biri, vasiyetini yerine getirmek için yetiyorsa bu vasiyetin yerine getirilmesi farzdır. Şayet böyle bir miras bırakmamışsa bu vasiyetin yerine getirilmesi mirasçıların inisiyatifine kalmıştır. Varisler isterlerse kendi paraları ile vasiyeti yerine getirirler

6) Babam hacca gitmeden öldü. Hac için vasiyet de etmedi. Ben onun yerine gitsem babam borçtan kurtulur mu?

Cevap : Evet kurtulur. Babanızın para borcunu ödediğiniz de borçtan kurtulduğu gibi

7) Mekke’de ikamet eden bir kimseye, masraflarını karşılayarak babamın veya eşimin yerine Hac ettirsem olur mu?

Cevap : Olur, ama farz olan Hac yerine geçmez. Bu ancak nafile Hac olur. Farz olan Hac için kişinin yaşadığı memleketten vekil gönderilmesi şarttır

8) Ben umreye giderken fakir bir yakınımı (mesela eşimi/ kızımı) beraber götürsem, Kabeyi gördüğü için ona hac farz olur mu?

Cevap : Hayır, bugünkü şartlarda farz olmaz. Çünkü hac zamanına kadar orada bekleme imkanı yoktur. (İrşadüs-Sârî, s:300)

9) Hac üzerime farz olur olmaz Hacca yazıldım. Şayet Hac kurası çıkmadan ölürsem borçlu olur muyum?

Cevap : Hayır, Hacca gitme imkanı bulamadığınızdan borçlu ölmüş olmazsınız. Ancak mirasınızdan kendi adınıza Hac ettirilmesini vasiyet etmeniz lazımdır. (İrşadüs-Sârî, s:43)

10) Hacca niyetlendim. Nasıl hazırlanmalıyım?

Cevap : Öncelikle niyetiniz sırf Allah rızası olmalı. Hak sahiplerinin hakkı ödenmeli ihtilaflı olduğu kişiler varsa helalleşmeli, küskün ve dargın olduğu kimseler varsa barışmalı, büyükler ziyaret edilmeli duaları alınmalı, eş dost aranarak vedalaşmalı, yo sadakası verilmeli, evden çıkarken iki rekat sefer namazı kılınmal

11) Kâbe-i Muazzamayı görünce yapılan dualar reddedilmezmiş. Nasıl dua edelim?

Cevap : Hayırlı akıbetler( dünyadan iman ve Kur’anla çıkmak) nasip etmesini, hesaba çekilmeden cennete girmeyi, evlatlarımızın hidayetini.. Her türlü kazadan beladan nefis şerrinden, şeytan mekrinden korunmamızı yüce Allah’tan niyaz etmeliyiz.

12 ) Hac Nasıl Yapılır

Cevap : Haccı Temettu’: 1- Halis niyetle Sırf Allah rızası için yola çıkılarak, mikatta ihrima girilir. (Direk Mekke’ye gidiliyorsa havaalanında ihrama girilir.) 2- Kabe’ye varınca Haccın umresi yapılır, İhramdan çıkılır. 3- Terviye gününe kadar (Zilhicce Ayının 8. Günü) namaz, niyaz, tevaf, umre gibi nafile ibadetlere devam edilir. 4-Terviye günü erkenden Mekke-i Mükerreme’de (otelde) boy abdesti alınarak Hac İhramına girilir. Mina’ya mümkün olmazsa Arafat’a hareket edilir. Terviye günü Mina’da kalınarak 5 vakit namaz kılınması sünnettir. 5- Arafe günü sabahı Mina’dan Arafat’a hareket edilir. O gün güneş batıncaya kadar Arafat’da kalınır. Öğle ve ikindi namazı öğle vaktinde cem edilerek kılındıktan sonra vakfe duası yapılır. O gün akşama kadar gözyaşlarıyla dua, niyaz ilticaya devam edilir. 6-Arafe günü, güneşin batmasıyla Müzdelifeye hareket edilir. O gece Müzdelifede geçirilir. Müzdelife’ye varır varmaz Akşam ve yatsı namazları cem edilerek kılınarak, sabah namazından sonra vakfe duası yapılarak, güneş doğmadan Mina’ya hareket edilir. 7-Mina’da büyük şeytana 2 taş atılır. Oradan çadıra veya otele dönülür. 8-Kurbanın kesilmesi beklenir. (Kurban kesilmeden ihramdan çıkılmaz.) 9-Kurbanın kesildiğine dair haber gelince saç tıraşı olunarak ihramdan çıkılır. 10-Bayramın üç günü içinde Kâbe’ye gidilerek farz olan tavaf (İfaza Tavafı) yapılır. 11- Bayramın 2. ve 3. günleri Mina’ya gidilerek 3 şeytana 7’şer taş atılır. 12-Veda tavafı yapılarak memlekete dönülür

13) Mîkatı çeşitli nedenlerle ihramsız geçmek zorunda kalan bir kimse ne yapar?

Cevap: Mîkatı geçmeden önce ihrama niyetlenir. Telbiye okur, böylece ihrama fiilen girmiş olur. Üzerindeki elbise ile mîkatı geçer. İlk fırsatta elbisesini çıkartarak ihramı giyer. Sivil elbise üzerinde bir gün veya bir gece kadar kaldıysa ceza olarak bir kurban keser daha az kaldıysa sadaka vermek yeterli olur

14) Hac veya umre niyeti olmaksızın işi icabı S.Arabistana giden kimse Mîkatı ihramsız geçebilir mi?

Cevap: Bu kişi Mekke-i Mükerreme’ye gidiyorsa (Beytullah’a tazim kasdı ile) mikatta ihrama girer, önce umresini yapar sonra işine bakar. Aksi halde ceza olarak kurban kesmesi icap eder. Eğer Mekke-i Mükereme dışında başka bir şehre (mesela Cidde veya Medine-i Münevvere’ye) gidiyorsa ihram giymesi gerekmez. Gittiği yerde işini bitirince arzu ederse Mekke’ye geçerek umre yapabilir, ceza gerekmez. (Şafii mezhebinde hac ve umre niyeti olmaksızın iş icabı Mekke’ye giden kimse mikatı ihramsız geçebilir

15) Mekke-i Mükerreme’den çıkarak başka bir şehre giden kimse Mekke-i Mükerreme’ye ihramsız dönerken ihramsız dönebilir mi?

Cevap: Hıl bölgesindeki bir şehre (mesela Cidde’ye) giden kimse Mekke-i Mükerreme’ye ihramsız dönebilir. Ama mikat sınırının dışında kalan bir yere (Mesela Taif veya Medine-i Münevvere’ye) giden, mikattan ihramsız geçemez. Aksi halde kurban cezası gerekir.

16) İhrama girerken iç çamaşırını unutan ya da soğuk veya sıcaktan korunmak için başını veya ayaklarını örtmek durumunda kalan kimseye ne lazım gelir

Cevap: Bunlar bir gün veya bir gece miktarı üzerinde kalırsa kurban kesmesi icap eder. Birkaç saat kalırsa sadaka yeterli olur

17) İhramlı kimse ihtilam olsa ne lazım gelir?

Cevap: Bir şey lazım gelmez.Gusül eder, vazifelerine devam eder.

18) Mekke’de kaldığımız sürece fırsat buldukça tavaf mı yapmalı yoksa umre mi yapmalıdır?

Cevap : Tavafa devam etmek daha faziletli görülmüştür. Denilmiştir ki: 7 tavaf bir umre gibidir; 3 umre bir Nafile hac gibidir. (Reddül-Muhtar C.2 sh: 502; İrşadüs-Sâri, sh: 128, 308)

19) Hangi zamanlarda nafile umre yapmak caiz değildir?

Cevap : Kurban Bayramının arafe günü ile Bayramın ilk dört günü içinde umre yapmak caiz değildir

20) Hac kurbanından başka ayrıca kurban kesmek icap eder mi?

Cevap : Hac da Bayram namazı düştüğü gibi uzhiyye kurbanı düşer. Ancak Allame Şürrünbilali’den gelen rivayete göre, mukimden olan hacıların uzhiyye kurbanı kesmeleri icap eder. İhtilaftan kurtulmak için mukim olan hacıların maddi durumu müsaitse uzhiye kurbanı kestirmeleri ihtiyata uygun olur. Bu kurbanı memleketlerinde veya başka ülkelerde de vekaletle kestirebilirler.

21) Kurban ve sadaka cezalarını nerede ve ne zaman yerine getirmek lazımdır?

Cevap : Ceza kurbanları ancak Harem dahilinde kesilir. Sadaka cezaları ise her yerde yani memleketimizde de verilebilir. Bunların belli bir süresi yoktur. Yalnız bir an evvel yerine getirmekte fayda vardır.

22) Arafat neden önemlidir?

Cevap : Arafat, dünyadaki mahşerin muhteşem bir misalidir. Herkesin kefeni andıran ihram içindeki eşit hali, bunaltıcı sıcağa, dünyanın hiçbir yerinde görülemeyecek mahşeri kalabalığa, milyonların tek Allah huzurunda boyunlarını bükerek, göz yaşlarıyla yalvarışı mahşeri andıran müthiş bir manzaradır. · Arafat, Enbiya-ü evliyanın buluştuğu, birler, üçler, yediler ve kırkların birleştiği, Hızır ile İlyas’ın el ele tutuştuğu yüce bir makamdır. · Arafat, atamız Adem ile anamız Havva’nın bağışlandığı, sevgili peygamberimizin 124 bin ashabın önünde 23 yıllık hayatın hesabını yüce Allah’a verdiği muhteşem bir yerdir. · Arafe günü, gerek zaman gerekse mekan olarak çok muazzam çok mübarek bir gündür.Günün her dakikası her saniyesi çok kıymetlidir. O günün kıymetini iyi bilmeli her saniyesini değerlendirmeli…. O gün yapılacak zikir, teşbih, istiğfar özellikle gözyaşlarıyla yapılacak dualar dünyalara bedeldir

23) Müzdelife’de yapılması gereken vazifeler nelerdir?

Cevap : Arafattan arefe günü akşamı Arafat’tan Müzdelife’ye inilir. O gece orada akşşam ve yatsı namazları beraber kılındıktan sonra biraz istirahat edilir. Erkenden kalkarak teşbih namazı, zikir ve istiğfar gibi ibadetlerle meşgul olunur. Şeytana atılacak nohut büyüklüğündeki taşlar toplanır. İlk vaktinde sabah namazı kılınarak peşinden vakfe duası yapılır. Güneş doğmadan Mina’ya şeytan taşlamak üzere hareket edilir.

24) Şeytan nasıl taşlanır?

Cevap : Bayramın birinci günü güneş doğduktan sonra zeval vaktine kadar büyük şeytana 7 taş atılır. O gün diğerlerine atılmaz. 2. Ve 3. Günler sırasıyla önce küçük sonra orta sonra dabüyük şeytana 7’şerden 21 taş atılır. Taşları atarken: Bismillahi Allahü Ekber denir. İlk iki şeytan taşlandıktan sonra kısa bir dua yapılır.

25) Vedâ tavafı nasıl yapılır?

Cevap : Veda tavafı vaciptir. Mazeretsiz terkinden kurban cezası gerekir. Farz tavaftan sonra yapılan her tavaf veda tavafı yerine geçer. Veda tavafından sonra iki rekat namaz kılınır. Zemzem içilir mümkünse mültezem’e varıp gözyaşlarıyla dua edilir. · Elvedâ elvedâ Ya Beytullah, elfirak elfirak Ya Kabetullah……….. diyerek Kabe’nin görülmeyeceği yere kadar mümkünse geri eri gidilir ve çıkılır. · Veda tavafından sonra hemen Mekke’den ayrılmak şart değildir. Bir müddet daha kalınmasında icabında tekrar tavaf yapılmasında bir mahzur yoktur

26) Memleketimize dönünce kazandıklarımızı korumak için nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap : Bir iş yaparken bir adım atarken burada Allah’a verdiğimiz sözü hatırlamalı, bize yakışmayacak davranışlardan sakınmalıyız. · Yalan ve riyadan özellikle Haram lokmadan çok sakınmalıyız. · Güzel Ahlakımızla, hoşgörü, tevazu ve cömertliğimiz ile herkese örnek olmalıyız. · Burada öğrendiklerimiz burada kalmamalı en büyük arzumuz İslam’a hizmet etmek olmalı, hizmetlerin olduğu yerlere gidip gelmeli, her türlü desteği esirgememeliyiz. · Elimize, gözümüze, dilimize sahip olmalı Hacc’ülHaremeyn vasfına layık olmalıyız.

Yazar Hakkında

Cevap bırakın

*